BUGÜN GENÇ TEĞMENLERİMİZE KUMPASI KURAN KİMLER?
CİA ajanı Henri Barkey'in itirafı;
''AKP ile anlaşarak Türk Ordusunu kafesledik....''
Bugün ise mezuniyet töreninde ''Atatürk'ün askerleriyiz'' diye yemin eden genç Teğmenlerimizi Ordudan atmak için yine birileriyle mi anlaştılar?
Bu Henri Barkey denilen adam, ''Karanlıklar Prensi'' namıyla tanınır.
AKP'nin kuruluşunda çok büyük emekleri olup, İstanbul Bebek'te yıllar önce yenilen gizli yemekli toplantıda başı çeken CİA ajanıdır.
ATATÜRK, SANKİ O GÜNLERDEN BUGÜNLERİ GÖRMÜŞTÜ:
‘'İngilizler, milletimizi bağımsızlıktan mahrum etmek için, pek tabii olarak evvela onu ordudan mahrum etmek çarelerine giriştiler. Mütâreke şartlarının tatbikatı ile silâhlarımızı, cephanelerimizi, bütün müdafaa vasıtalarımızı elimizden almaya çalıştılar. Sonra kumandanlarımıza ve subaylarımıza tecâvüz ve taarruza başladılar. ''Askerlik izzeti nefsini'' yok etmeye gayret ettiler.
Ordumuzu tamamen lağvederek, milleti, bağımsızlığını muhafaza için muhtaç olduğu dayanak noktasından mahrum etmeye teşebbüs ettiler. Bir taraftan da müdafaasız, ordusuz bıraktıklarını zannettikleri milletin de izzetinefsine, her türlü haklarına ve mukaddesatına taarruzla, milleti alçaklığa, boyun eğmeye alıştırmak plânını tâkip ettiler ve ediyorlar. Herhalde ordu, düşmanlarımızın birinci taarruz hedefi oldu.
Orduyu imhâ etmek için mutlaka subayları mahvetmek, aşağılamak, gururlarıyla oynamak lazımdır. Buna da teşebbüs ettiler. Bundan sonra milleti koyun sürüsü gibi boğazlamakta engeller ve müşkülat kalmaz.....'’
Genç Teğmenlerimizin sebepsiz yere Ordudan atılmak istenmesinin sinsi maksadını ve perde arkası dönen dolapların izahını, Atatürk'ün yukarıda okuduğunuz sözlerinde bulabilirsiniz.
12 Haziran 2012 tarihli Yeniçağ'da Salim Yavaşoğlu'nun '’AKP ile anlaşarak TSK'yı kafesledik'’ başlıklı haberinde, CIA'nın Türkiye Uzmanı karanlıklar prensi diye anılan Henry Barkey'in 1 Mart tezkeresinin reddedilişinden 25 gün kadar sonra 26 Mart'ta ABD'de ki Utah Üniversitesinde verdiği konferansta, '’AKP liderleriyle anlaşarak Türk Ordusu'nu çok sıkı bir kafese kapattık'’ dediğini yazıyordu.
ORDU DÜŞMANLIĞI BOŞUNA MI?
Binlerce yıllık Türk tarihi içinde kurulan sayısız Türk Devletinin hemen hepsi Türk Ordusu tarafından kurulmuştur.
Türkiye Cumhuriyeti Devletimizin kuruluşunda da bu gelenek bozulmamış ve bu son devletimizi de Mustafa Kemâl Atatürk’ün önderliğinde, İstiklâl Savaşını kazanan şanlı Türk Ordusu kurmuş ve koruyup kollayarak günümüze kadar yaşatmasını bilmiştir.
Türk Ordusu, Türk milletinin, insanın ayakta durmasını sağlayan omurgası gibidir.
Yâni Türk Ordusu;
Türk milletinin omurgasıdır.
Türk milleti bu omurgası sayesinde ayakta kalabilmiş.
İffeti, namusu, vatanı bu ordu sayesinde korunup muhafaza edilebilmiştir ki her ordu düşmanı, aynı zamanda Türk'ün ırzı ve namusunun, vatanı ve tüm mukaddeslerinin de azılı birer düşmanıdırlar.
Bu topraklar üzerinde Türk milletinin varlığını, Türk Devletinin hükümranlığını asla içlerine sindiremeyen dış güçler ve onların soy özürlü yerli piyonları işe önce, Türk milletini ve Türk Devletini ayakta tutan bu omurgasından başlamışlardır.
Bu omurganın adı Türk Ordusudur.
''Mustafa Kemâl'in askerleriyiz'' diyerek kılıç kaldıran her bir genç Teğmen bu omurgada mübarek birer omurdur.
Ergenekon, Balyoz, Ay ışığı, fuhuş gibi operasyonların hedefi bu omurgayı çökertmekti.
Türk Ordusu;
Milâttan Önce 209 Yılında METEHAN tarafından kurulmuş olan ve tam 2233 yıldan beriye kazandığı üstün zaferleriyle dünyayı önünde diz çöktürten, nice mağrur ordulara baş eğdirten bir mübarek ordunun adıdır. Bu ordu Türk milletinin en büyük şerefidir. Türk'ün bu şerefiyle oynamak, bu şerefe saldırmak düşmana uşaklık, iblise müritliktir.
18 Kasım 2024
ORHAN KILIÇOĞLU