GÜNDEM
Varsın kim ne derse desin. Kim nasıl tarif ederse etsin, isteyen kavramların arkasına saklanarak devrin ruhuna uygun hareket etmeyi tercih etsin. UMURSAMAM.
İktidar ve ortaklarının Türk Milletinin başına bela etmeye çalıştığı ''yeni milli kimlik'' ve ''ikinci ihanet sürecine'' karşı tüm vatanseverler teyakkuz halinde olmalıyız.
Kirli Barış ''olur mu'' diyeceksiniz; Niye olmasın. Bilge lider yaparsa olur.
En çok emin olduğum ve inandığım şey de; ‘’Susturduk, sindirdik, bezdirdik, yok ettik’’ sandıkları Türk Milletinin cevher-i aslisi hala var ve yaşıyor. Başaramayacaklar.
Aydınların olduğu yerde siyasetin sahibi; Lobiler ve klikler değil, millet olur. Ne yazık ki bizim ülkemizde, irfan sahibi olanlar değil, imkan sahibi olanlar siyaset yaptığı için, iktidarlar değişse bile milletin kaderi değişmiyor!
Mîsâk-ı Millî'yi de yanlış anlamışlar diyeceğim de; Yanlış anladıkları falan yok. Düpedüz ihanet var.
Hani ülkücülük sizin orada yapılırdı ya! Anlaşılan o ki siz çoktan ülkücülüğü terk etmişsiniz. Demek ki vesayeti altında bulunduğunuz güç neyi yapıp yapmayacağınıza karar veriyor.
Türk Milliyetçileri mücadelenin her alanında, siyasette, sivil toplum hareketlerinde tartışmasız bir ilkeye sıkı sıkı sarılmalıdır; SİVİL HAREKET.
İsrail'e hizmet eden siyasal İslamcılar ve batı emperyalizmine köle olmuş milliyetçi bir siyasetçi ve avanesi. Bir de zihinlerindeki ''halkların kardeşliği'' salaklığından kurtulamayan ana muhalefet.
Eğer bir devlet aklı varsa derhal bu ihanet projesi çöpe atılmalı, hizmet eden kim varsa bir daha gün yüzü görmemek üzere layık oldukları yere tıkılmalıdır.


















