Atatürkçü- Milliyetçi- Ülkücü- Türk töresini yaşayan- İman ehli- Üstün karakter sahibi, gençliğin içine düşürüldüğü iğrenç ahlâksızlıklardan, hayvani derecede müstehçenlik ve sokaklara taşan fuhşiyattan rahatsız olan tek bir yazar, siyâsetçi, lider ve akademisyen kaldı mı ki?
Yazımı şayet sonuna kadar okursanız;
Atatürkçü- Milliyetçi- Ülkücü- Türk töresini yaşayan- İman ehli- Üstün ahlâk sahibi ve fuhşiyattan rahatsız olup kalem oynatan, söz söyleyen yazar, siyâsetçi, lider ve akademisyenin kalmadığını görerek bana hak vereceksiniz.
Kimi dünyalık makam, menfaat, çıkar kovalarken, kimisi de Türk'ten intikam alma peşinde koşup ahlâki endişe taşımayan maskara takımı!
Öncelikle bilinmelidir ki;
Ahlâk konusunda AKP ve Diyanete sitemim yok!
Çünkü AKP ve Diyanetin, vatan, millet, gençlik- ahlâk- din- iman diye bir dertlerinin olmadığını hal ve hareketleriyle, uyguladıkları tutarsız politikalarıyla zaten kendileri beyan etmekteler!
Gençlik Deist yapıldı!
Gençlik fuhşa saptırıldı!
Gençlik maddeye taptırıldı!
Lût olduk, Pompei gibiyiz!
İnanın her an, her saniye gidiciyiz!
Milli ve mânevi olarak iflâs ettirilmişiz!
Yarının anne adayları genç kızlarımız göbekleri açık, müstehçenlikte sınır tanımaz olmuşlar!
Müslüman kalmadı!
Tespihli, sakallı maskaralar İslam'ın sırtında kene!
Fuhşiyata ve ahlâksızlığa karşı en küçük bir kınamaları yok, lâkin üç kuruşluk dünyalık menfaat uğruna arsıza, hırsız, haine methiyeleri çok!
Haram unutuldu!
Yeter ki ver yesin zağar!
Milliyetçisin de, sakallısın da ne edep kaldı ne haya!
Din tâciri siyâsilere, yandaş ve oynaş kalemlere, iktidardan yallanmak için sakal bırakan münafık kalemlere sözüm yok!
Lâkin;
Hani nerede ülkücü kalemler?
Hani nerede milliyetçiyim diyenler?
Hani nerede Balgat'ın Bilgesi ve bitirim avanesi?
Ahlâk ve imandan söz etmeyenden ülkücü mü olurmuş?
İYİ PARTİ!
Ahlâki endişe taşımayan yeni yetmelerden!
Tek yaptığı şey, girdiği dükkân sahibine ''Ne zamandan beri kıyma alamadın?'' sorusunu sorarak, esnafın ''Aylardır kıyma alamadım'' cevabıyla mest olmak!
CHP!
Din tâcirlerine olduğu gibi CHP'ye de sözüm yok!
İçinde ve medyasında öyle kokuşmuşlar var ki nasıl sıralasam!
Atatürkçülük adına bol bol karşılıksız naylon fatura kesmekteler!
ZAFER PARTİSİ!
Ahlâki konularda o da susacaktır, o da modaya uyup cemiyeti çürüten ahlâki konulardan söz etmeyecektir!
Hadiyin be!
Alayınızın küspe çuvalından farklarınız yok!
Gençliğin ahlâken kokuşmasını bir kerecik olsun TBMM'de dile getirmeyen insan müsveddelerinden Atatürkçü, milliyetçi- ülkücü mü olurmuş?
Hani nerede ''milliyetçilik dendiğinde mangalda kül, mandada kıl bırakmayan'' ahlâk fukarası sırnaşık tosuncuklar?
Arslan Bulut, Ahmet Gürsoy, Selcan Taşçı, Yavuz Selim Demirağ, Servet Avcı, Kürşat Zorlu, Aslan Tekin, Ahmet B. Ercilasun, Adnan İslamoğulları, Orhan Uğuroğlu! Sizlere sesleniyorum!
Şu an Türk milleti için en büyük tehlike, gençliğimizin kızlı- oğlanlı fuhşa varan davranışlarının sokaklara, okul kantinlerine, park ve bahçelere, toplu taşıma araçlarına kadar taşmış olmasıdır. Bu ahlâki çürümeye karşı dut yemiş bülbül misâli suskunsunuz, sulusunuz ve de sorumsuzsunuz.
Türk Ocağı!
Aydınlar Ocağı!
Milli Düşünce Merkezi!
Çürük ayva satan manav dükkanından farkınız yok.
Ahlâki çürümüşlük sizlere de mi sirayet etti?Gençliğin içine düşürüldüğü ahlâki bunalım ve sokaklara taşan fuhşiyat umurlarınızda bile değil. Sadece birer tabelâ ve havadan ibaretsiniz.
Her şey düzelir!
Zâlimlerin, hainlerin, bölücülerin, Türklük ve Cumhuriyet düşmanlarının başları yılan başı gibi ezilir, vücutları sülük gibi kırılır, ecnebilere satılan iktisâdi varlıklarımız geri alınır da, sadece ahlâksızlık batağında mahvolan gençlik tekrar geri alınamaz.
Arslan Bulut, Ahmet Gürsoy, Selcan Taşçı, Yavuz Selim Demirağ, Servet Avcı, Kürşat Zorlu, Aslan Tekin, Ahmet B. Ercilasun, Adnan İslamoğulları, Orhan Uğuroğlu!
Bu zamana kadar sizler de dâhil olmak kaydıyla hiçbir milliyetçi- ülkücü yazar ve düşünürümüzden gençliğin içine yuvarlandığı ahlâksızlıkları dile getiren ne tek bir kelime okuduk ve ne de bir tek kelime olsun duyduk. Bundan sonra iki yazınızdan ve sözünüzden biri gençliğimiz, çürüyen ahlâk ve sokaklara taşan fuhşiyat olsun e mi?
Sizler bizim iyi kardeşlerimizsiniz, Allah sizleri her daim korusun ama ne var ki, toplum adına ahlâki endişe ve hassasiyetlerden çok çok uzaksınız. Bu olumsuz ve noksan yönünüzü fark edin, bu konuda bol bol yazın- konuşun ve açığınızı kapatın.
Her zaman söylerim;
Saraylı da dâhil olmak üzere TBMM’de bulunan 600 kişinin bir tekinin dâhi Türk milletinin ve Türk gençliğinin adına en küçük bir ahlâki, milli ve dini hassasiyetleri, endişeleri ve çabaları olmamıştır.
Türk milleti adına ahlâki, dini ve İslâmi endişe taşımayan, ahlâki, milli ve mânevi melekeleri sıfırlanmış bu 600+1 kişinin tamamı yarın mahşer günü ‘’AHLÂKSIZLIKLARA VE FUHŞİYATA MÜSAMAHADAN’’ hesaba çekileceklerdir.
Dinim, milliyetim ve milletim adına sizlerden rica ediyorum!
Bundan sonra gençliğin içine bilerek ve kasten itildiği mânevi bunalımdan, fuhuştan ve her türlü ahlâksızlıklardan, sokak ve caddelerdeki kızlı- oğlanlı öpüşmelerden, sarılmalardan, kucak kucağa, yanak yanağa oturup hayvanice koklaşmalardan, yarının anneleri olacak genç kızların göbeklerini açarak rezilce dolaşmalarından da yazın, söyleyin, bağırın!
Yazılarınızla Allah adına, ahlâk adına haykırın ki hainler korkarken, gaflet ehli olanlar uyansınlar, bizlerinde dağlanan yüreklerimize su serpin!
FUHŞİYAT VE BONZAİ
Gençliğimizin kızlı- oğlanlı park, bahçe, toplu taşıma araçları, caddeler ve okul kantinlerinde sarmaş dolaş, kucak kucağa, yanak yanağa sergiledikleri iğrenç durum bonzaiden daha da tehlikelidir.
Bugün parklarda ahlâksızca sevişenlerin her biri yarın evlenip yuva kurarak anne- baba olacaklar ama ne yazık ki eşlerine ve çocuklarına bugünden ihanet etmektedirler. Yarın yapacak oldukları evlilikler çok kısa bir zaman sonra boşanmalarla son bularak toplum temelinden sarsılacak ve sosyal patlamalar yaşanacaktır.
TOPLUMUN TEMELİ ÂİLEDİR.
Her âile, toplum denen binayı meydana getirecek olan kerpiçler gibidir. Çürük kerpiçten sağlam bina olmaz. Günümüz gençliği çürümüştür, istiklâl ve istikbâlimiz tehlikededir.
DEVLET TÜCCÂR DEĞİLDİR!
Devlet tüccâr değildir.
Devletler parasızlıktan yıkılmazlar.
Devletler sadece ve sadece ahlâksızlıkları sebebiyle yıkılırlar ve tarihin çöplüğünde kaybolup giderler.
Fuhşiyatın alenileşip sokaklara taşmasına ve ahlâki çöküşe karşı başta Diyanet Teşkilâtı, Müftüler, İlâhiyatçılar, Şeyhler, Müritler, Hacılar, Hocalar, Aksaray, Başbakan, Bakanlar, Milletvekilleri, Siyâsi Parti Liderleri, Hoca Efendi ve câmi cemaati olmak üzere hiç kimsenin sesi çıkmıyor. Bu boş vermişlik, bu laubalilik ve bu sorumsuzluk düşündürücü değil mi sizlerce?
YA MİLLİYETÇİ- ÜLKÜCÜ YAZARLAR?
Milliyetçi yazar o kadar çok ki işportaya düşmüş Çin malları gibiler lâkin bir tek gerçek ülkücü yazar ve düşünür yok!
Ülkücü yazarın olmadığını yeminle söylüyorum.
Aksini iddia edene ‘’HADİ BE SEN DE KÖR- SAĞIR ADAM’’ derim.
Küfre ve aleniyet kazanmış fuhşiyata karşı adam sen de diyerek rıza gösteren Müslümanlara ne denilmeli?
Bu Müslüman müsveddelerini gafletten kim uyandıracak?
Küfre rıza küfür değil mi ki?
Asr sûresi niçin inmiştir?
Ahlâksızlıklar karşısında susanları uyandırmak birilerini rahatsız ediyorsa, bu tip insanların kınamalarını ciddiye alarak susacak mıyız?
Kimsecikler kusura bakmasınlar, haksızlık, ahlâksızlık ve küfür karşısında susarak ‘’DİLSİZ ŞEYTAN’’ olamam.
Ey iman edenler!
İman edin…
(2022)