Sahibinin sesi köpek marka 45 lik gramofon taş plâkları Atatürk’e ‘’AYYAŞ’’ diyerek, o iğrenç soylarından ve genlerinden gelen kinlerini kusmaktalar.
İki türlü şarap vardır.
Biri AŞK, diğeri ise TEKEL şarabı.
Bazı tasavvuf ehli büyük zatlar, eserlerinde “şarap-meyhane” gibi konulara sıkça yer vermişlerdir.
Burada geçen şarap ve meyhane semboliktir.
Dergâh, meyhane,
Mürşit, meyhaneci,
Dergâha hizmet eden müritler sâkidir,
Aşk şarabı ise, bu meclislerde alınan feyz ve muhabbettir.
Sufiler der ki;
Aşk şarabı içmeye dur.
Yanmak ne kalır yanında.
Etrafında herkes kör sağır.
Gönlü divane olanlara sor.
Atatürk, Türk'ün ruh pınarından kana kana içtiği aşk şarabıyla İstiklâl Savaşını kazanarak İmparatorluğun küllerinden modern ve çağdaş bir devlet kurdu.
Gel gör ki bugün;
O'nun kurduğu devlet, tekel şarabı içip İstanbul’un semtlerinin birinde bulunan Kulaksız yokuşunda sızan ayyaşlar tarafından çökertilmektedir.
Bazı soysuzların ve yandaşlarının anlayabilmeleri için iki şarap arasında ki farkı izaha çalıştım.
TÜRKLÜK ŞEREFİNDEN MAHRUM OLUNCA!
Adamlar ne Türk,
Ne de gerçek birer Müslümanlar.
İzmir’den denize döktüklerimizin boğulmayıp karaya çıkanların veletlerinden, Türk’e, Türk’ün ismine, başta Atatürk olmak üzere Türk’ün Kahramanlarına karşı saygı ve sadakat beklemek beyhudedir.
TÜRK!
Namuslu, ahde vefa sahibi iman ehli insanların saygı duyup hürmet beslediği muazzez ve mübarek bir milletin adıdır.
Bazıları var ki;
Türk ismini duymasınlar.
Türk ismini duyduklarında, Türk'ün asâleti karşısında kendi soylarının basitliğini görüp büyük bir aşağılık duygusuna kapılarak anında uyuz olup kaşınırlar.
Bu tipler, Türk'e sataşmakla uyuzlarının geçeceğini sanırlar ama nafile. Kaşındıkça uyuzları daha da müzminleşerek kan revan içinde kalırlar.
İyi kaşınmalar!
Kaşındıkça kanınız boşalsın!