Korku denen şey, iman zafiyetinin neticesinde ortaya çıkan mânevi bir hastalıktır ki insanları ürkekliğin ve teslimiyetçi bir halet-i ruhuyenin esiri kılar. Bu hastalığın sirayet ettiği toplumlar için kurtulması imkânsız felâketler kaçınılmaz olur.
Korkunun hakim olduğu toplumlar, kediyi aslan, iti ise kurt sanır. Hal böyle olunca, kediler aslanlaşır, itler kurtlaşır.
Ruhsatı Rasulullah tan olup sevdası vatan olan ülkü erlerine korku yoktur. Hubbu'l vatan mine'l iman (Vatan sevgisi imandandır)
Biz ülkücüler;
Hakk ile beraberiz,
Hakk’ı savunuyoruz
Davamızda haklıyız
Ve de haklının yanındayız.
Kükreyen sel gibiyiz.
Mevcut partiler, siyâsiler, anlı şanlı liderlerin tamamı bu coşkun sele kıyasla damla bile olamayacak kadar sığ ve cüceledirler.
Bizler değil, hainler, dönekler korksun!
Devletin bekasını yalnız ve yalnız davasında görüp, sadece ırzı- namusu- vatanı için yaşayan ülkücüler olarak Allah'tan aldığımız güç ve Türklük şuurumuzla yılmadan yıkılmadan ve hiç kimseden korkmadan, Türk'ün makam, imkân ve nimetleriyle semirip azarak Türk'e pusu kuran nankörlerle son nefesimize kadar vuruşacağız;
Korkmayacağız,
Yılmayacağız,
Yıkılmayacağız...
Tasavvuf diliyle;
Vatan sevgisiyle eriyip vatanda yok olanlarla, Türk milletinin varlığında eriyip Türklükte yok olanların gönüllerindeki muhabbet ateşinin yanında bugünkü NEMRUTLARIN bize yakacak oldukları ateşin gücü bir kibrit kadar da değildir.
ORHAN KILIÇOĞLU