ZÜBDE-İ ÂLEM OLAN KÂİNATIN MERKEZİNDE Kİ İNSAN!

Ne makamına, ne servetine, ne de çevreni kuşatan dalkavuklardan yükselen aldatıcı şakşaklara güvenip böbürlenme ve sakın ha kendinde otorite vehmedip, insanları ne korkut, ne huzursuz, ne de tehdit et!
Bre gâfil!
Bre akılsız!
Bre nankör!
Bre nasipsiz!
Sen, zübde-i âlem olarak yaratılıp, O' yüce yaratan tarafından âlemlerin merkezine konulmuşken, bu ne küstahlıktır ki sen, seni eşref-i mahlûkat (yaratılmışların en şereflisi) kılıp âlemin merkezine koyan, sonra da dünya ve içindeki bütün nimetleri istifadene sunan Allah'ı unutarak, mutluluğu, beşerin tayin ettiği sufli (izm)lerde, makam koltuklarında ve makamından aldığın güçle günahsız insanlara zulmetmekle bulacağını mı sanıyorsun?
Ve sen, gerçek hürriyeti Hakk'a esârette değil de nefsine esârette arama gibi bir delâletin dolap beygiri olup ha bire dönmekte ve döndükçe de zillete saplanmaktasın.
Böbürlenme!
Gaddar, kindar değil, yumuşak ola!
Salınarak ve gerdan kırarak yürüme!
Nice Kırallar, nice Sultanlar küçük bir çıban, küçük bir sinek karşında aciz kalıp dünya değiştirdiler!
Unutma ki;
Azıp sapıtarak mazlumlara zulmedenler, zulümlerinin bedelini, en sevdikleri (eşi ve evlâtları) ellerinden alınarak öderler.
18 Mart 2026
ORHAN KILIÇOĞLU
YORUM EKLE