TÜRK MİLLETİNE ÂCİL ÇAĞRIMDIR!

SESİME KULAK VERİN, TÜRK'ÜM DEMEK BİLE YASAKLANACAK!
Türklük, vatan ve devletten yana olup bu değerlerin bekası için mücâdele eden siyâsiler ve sivil vatandaşlar en kısa zamanda bir araya gelerek bir ve beraber hareket etmek zorundadırlar.
Her geçen saniye Türk’ün aleyhinedir!
Giden namus, çalınan vatan, çökertilen devlet, yok sayılan Türk'ün kimliğidir.
Türk’ün en az 12. 000 yıllık öz vatanında Türk yok sayılmaktadır!
Türk’ün bu yok sayılışı, Türk milletine karşı çok cepheli bir savaşın başlatıldığının ilânıdır!
Düşman içeride, sinsi, kalleş ve sûreti haktanmış gibi gözüken müstevli kalıntılarıdır!
BU SAVAŞTAN ZAFERLE ÇIKMAK;
Atatürk’ün, 19 Mayıs 1919 da Samsun’dan karaya çıkışıyla KURTULUŞ MEŞ'ALESİNİ yakıp Türk milletini toparlayarak İstiklâl Savaşını başlatması gibi, Ümit Özdağ- Musavat Dervişoğlu- Yusuf Halaçoğlu üçlüsünün de bu cepheye katılacak olan diğer siyâsi partilerle bir çatı altında kenetlenerek, yeni bir milli mücâdele başlatmalarıyla mümkündür.
BURADA ŞUNU ZİKRETMEDEN GEÇEMEYECEĞİM;
Kuvayı milliye ruhuyla oluşturulacak cepheye katılmamak, nefsi hesaplar ile firar etmek düşman cepheye güç katmak, dolaysıyla Türk milletinin ırzı ve namusuna karşı yapılmış olan en büyük kahpeliktir. Bu cepheden kaçanlara Atsız Hocanın Yolların Sonu Şiirini hatırlatırım.
Atsız Hoca, 1946 da yazdığı YOLLARIN SONU şiirinde diyor ki;
Bugün yollanıyorken bir gurbete yeniden
Belki bir kişi bile gelmeyecektir bize.
Bir kemiğin ardında saatlerce yol giden
İtler bile gülecek kimsesizliğimize.
Zamanında bu cepheden kaçan Ünal Karaman, Sinan Ogan ve Kürşat Zorlu, her üçü de ne ülkücü, ne milliyetçi, ne de delikanlıdırlar, çünkü istifa edip AKP’ye yelken açmaları dolaysıyla milyonlarca insanın kendilerine en ağır şekilde sövdüklerini bilip ve içlerine sindirebiliyorlar. Gidişleriyle, Milliyetçi câmia, menfaatin topacı olmuş üç büyük yük ve büyük bir lekeden kurtuldu.
TÜRK’Ü YOK SAYAN MÜNÂFIK PUŞTLAR!
Bir insan şayet samimi bir Müslüman ise Kur'an'a ve İslâm dinine hürmeten, İslâm'ı yok etmek ve Müslümanları kılıçtan geçirmek için yola çıkan Haçlı Ordularını durdurmakla kalmayıp, İslâm'ı cihan dini haline getiren Türk milletine karşı saygılı ve itaatkâr olmalıdır!
Türk’ü yok sayan,
Türklüğü küçümseyen,
Türk’ü Anadolu’nun sahibi olarak görmeyen,
Türk'ün kendisine sunduğu nimetlere karşı nankörlük eden,
Türk milletinin sesi olanları, son, Orkun Özeller, Ümit Özdağ olayında olduğu gibi susturmaya çalışan ve Türk'ü 36 etnik kökenden biriymiş gibi gören,
Atatürk’e saldırıp Türk milliyetçiliğini aşağılayanların tamamı birden ne insan, ne de Müslümandırlar. Bu gibilere halk dilinde GAVZAROT derler!
Bu gavzorotlar, İstiklâl Savaşında Türk’ün kılıcından kurtulan Yorgo’nun, Barba’nın, Agopyan’ın, Despina’nın aramızda Müslüman ve milliyetçi kılığı ile dolaşan torunlarıdır.
TÜRK’Ü İNKÂR VE TÜRK’E DÜŞMANLIK!
Azıcık imanı ve zerre şerefi olan ve de insanım diyen, Müslüman, milliyetçi olduğunu söyleyen birinin Atatürk'ü ve Türk’ü inkârı, Türk’e ve Türk’ün devletine düşmanlık etmesi tam bir alçaklık, soysuzluk, itlik ve imansızlıktır!
Türk milletinin ırzı, namusu, devleti, bayrağı, milli bütünlüğü tehdit ve tehlike altındadır. Son olarak Orkun Özellere ve Ümit Özdağ’a karşı yapılan iğrenç saldırılar, gelen tehlikenin habercisidir!
Ey Ümit Özdağ!
Ey Yusuf Halaçoğlu
Ey Musavat Dervişoğlu!
Ey ''Beni de unutma, benim ismimi de an diyen siyâsiler!
Türk milletine karşı bu denli alçakça saldırılar devam ederken, sizlerin aynı siyâsi çatı altında bir araya gelemeyişinizin sebebini öğrenmek istiyoruz!
Yoksa sizler de mi Türk düşmanı birer müstevli kalıntısı, münafık birer sahtekârsınız? Hakaret etmiyor, sadece soruyorum.
Bunların hiçbiri olamayacağınıza göre, nefislerinizin köleliğinden sıyrılarak, Atatürk’ün 19 Mayıs 1919 da yaktığı kurtuluş meşalesini bu sefer sizler Ankara’dan yakın.
Türk milleti bunaldı, sizlerden bir araya gelmenizi ve çağlar ötesine haykırarak yeni bir ERGENEKON gerçekleştirmenizi istiyor.
BU YAZIYI KİMLERİN ADINA MI YAZIYORUM;
Bu yazımı ve bu ağır ve acıtıcı sözlerimi, masum ve günahsız TÜRK BEBELERİ, henüz kundakta belenen küçük çocuklarımızın adına yazıp söylüyorum.
Yazıp söylediklerime itirazınız mı var?
21 Ocak 2026
ORHAN KILIÇOĞLU
YORUM EKLE