NE 'SOMA' UNUTULDU, NE DE O 'TEKME'

Bugün, Erdoğan'ın eski özel kalem müdür yardımcısı ve Frankfurt Ticaret Ataşesi Yusuf Yerkel, 3 yaşındaki oğlu Emir Zahit Yerkel'i kaybettiğini duyurdu. Allah gani gani rahmet eylesin masum yavruya...

Yusuf Yerkel… Türkiye bu ismi 'tekmeli fotoğraf karesi'yle tanıdı. Türkiye de değil, bütün dünya...   Manisa’nın Soma ilçesindeki faciadan bir gün sonra özel harekât polislerinin  zaten kıskıvrak etkisiz duruma getirdikleri bir madenciyi müthiş bir kinle tekmeleyen takım elbiseli,  o kravatlı kişi Yusuf Yerkel'di.

Almanya’da yayınlanan Tageszeitung gazetesi bu vahim olayı böyle duyurmuştu... 

13 Mayıs 2014 günü saat 15:30 civarında Manisa’nın Soma ilçesinde bulunan Soma Kömür İşletmeleri A.Ş.’ne ait ocakta yangın çıkmıştı.  Yangın sonucu madencilerin mahsur kaldığı öğrenilmişti. Dönemin Soma kaymakamı Mehmet Bahattin Atçı, yangın ve patlamada bir işçinin hayatını kaybettiğini ve 300 madenci için kurtarma çalışmalarının sürdüğünü açıklamıştı.  Ancak tablo kaymakamın açıkladığından çok daha ağırdı.  Can kayıplarının arttığına dair haberler gelmeye başladı. Tarihe  'SOMA MADEN FACİASI' olarak geçen bu göçükte hayatını kaybedenlerin sayısı 17 Mayıs 2014 günü '301' olarak açıklandı. 

Soma denildiğinde akla ilk gelen; 14 Mayıs 2014 günü çekilen bu resimdi.

O günü hatırlayacak olursak, madenci yakınları başta olmak üzere Somalılar acılı ve öfkeliydi. Bir yandan 301 cenazenin acısı, diğer yandan sorumlu sorumsuzlara kızgınlık; sokaklar dolup taşmıştı.

Erdoğan o gün gittiği Soma’da hoş karşılanmamış, yaptığı basın toplantısında faciayı 'FITRAT' diye nitelemiş, 'OLUR BÖYLE ŞEYLER' demişti. Taptaze acıların üstüne tuz biber olan bu açıklama, öfkeyi çığ gibi büyütmüştü. Basın açıklamasının ardından sokak turu yapan Erdoğan, yoğun bir protestoyla karşılaşınca, koruma polisleri tarafından apar topar bir markete sokulmuştu.  Markete sokulan Erdoğan, orada gariban bir vatandaşa saldırarak yumruklamıştı. 

Bu olaylar sonrasında işte bu fotoğraf karesi bütün dünyaya yayılmış, bunlardaki insanlığın öldüğü, bu kare ile anlaşılmıştı. Takım elbiseli kravatlı genç bir adam, iki özel harekat polisinin yere düşürdüğü bir adamı var gücüyle tekmeliyordu... Yerde tekmelenen Erdal Kocabıyık adlı bir maden işçisi, tekmeleyen ise Başbakanlık Özel Kalem Müdürü Yardımcısı Yusuf Yerkel’di.

Geçen yıllar içinde Yusuf Yerkel ve aile yakınları ödüllendirilirken, Erdal Kocabıyık'ın ise çalıştığı madenden tazminatsız olarak işten çıkarıldığı anlaşıldı. Bilahare Erdal Kocabıyık'ın, ailesine bakmak için hamallık yaptığı öğrenildi. 2015 Yılında ''başbakanlık koruma aracına zarar verdiği'' gerekçesiyle 548 lira para cezasına çarptırılmış, fakat  Yerkel’in eşi Sümeyra Yerkel ise TRT İstanbul müdürlüğünde yapım ve yayın elemanı olarak işe alınmıştı. Sümeyra Yerkel'in, 2016 yılında da dönemin Kültür ve Turizm bakanı Mahir Ünal’ın danışmanlığına getirildiğini medyadan öğrenmiştik. Ertesi yıl ise 'kamu malına zarar verme' suçlamasıyla, hamallık yapan Erdal Kocabıyık'a 10 ay hapis cezası verilmişti...

Hani bir söz vardı, ne diyorduk?  'Alma mazlumun ahını, çıkar aheste aheste'.  Hakedenlere Allah tarafından verilen en büyük ceza 'evlat acısı' demek ki... Masum yavrucağın hiçbir suçu yok. Allah gani gani rahmet eyleye... Yaşasa, o şatafatın içinde babasının izinden gidecekti belki de... Bilemeyiz. En doğrusunu bilen Allah'dır. Şükürler olsun Rabbimize...

YORUM EKLE