(Bu yazımda parti ayırımı yoktur, sözüm umumadır lâkin AKP'li troller (zavallılar) aldıkları emir gereği şahsıma karşı hücuma geçeceklerdir. Onlara diyorum ki, acı gerçekler karşısında partinizin değil, Hakk'ın yanında olun. Burada bahse konu edilen iftar, fâkir fukaraların paralarıyla saraylarda, devletin çeşitli birimlerinde eşe, dosta, varlıklıya, makamlıya, hatırlıya verilen iftar ziyâfetleridir. Sizin en küçük bir İslâmi hassasiyetinizin olmadığını çok iyi biliyorum)
Şayet, milletin parasıyla iftar verirsen hırsızlık yapmış olursun.
Hazineden çalma parayla iftar verilmez!
Şu an TBMM Başkanı kimse O’na söylüyorum!
Sözlerim Aksaray ve diğerleri için de geçerlidir!
Saray,
TBMM Başk.
Bakanlar!
Milletvekilleri!
Vâli, Kaymakam, Belediye Başkanları, Diyânet Teşkilâtı ve muhtelif Müdürlükler! Ramazan dolaysıyla devletin hazinesinden ne iftar ziyâfetleri verin, ne de verilen iftar ziyâfetlerine katılın. Allah indinde günahkâr, milletin nazarında çalıntı malı yiyen birer OBUR durumuna düşmeyin!
TBMM, Saray ve devlete âit diğer tüm resmi birimlerin iftar ziyâfetlerine katılacak olanlara ve iftarı verenlere diyorum ki, iftar yemeğinin masraflarını kendi cebinizden ödeyecekseniz helâldir, katılabilirsiniz.
Yok, şayet iftar yemeğinin parası devletin kesesinden karşılanacak ise biliniz ki;
O para çalıntıdır!
Hırsızlık parasıdır!
O para fuhuştan kazanılan paradan da iğrençtir.
86 milyon insanın cebine ayrı ayrı el sokarak cebindekini gizlice çalmaktır.
Şeytana uyup haram parayla verilen iftara katılır da birkaç lokma atıştırırsanız, yediklerinizi hazmedip kanınıza karışmadan kendinize parmak vurarak derhal kusun. Kusun ki damarlarınızda kan yerine necaset dolaşmasın.
Böylesi iftarlara katılarak;
Ne şerefinizden,
Ne de imanınızdan olun.
Böylesi sofralara oturup kul hakkı yiyenlerin cenaze namazları kılınmaz (İMAMI ÂZAM)
TBMM'de, Sarayda veya herhangi bir Kamu Kurumunda verilecek olan iftar yemeğinin masrafları şayet hazineden karşılanacak ise, bu durumda yemeği veren de, yiyen de 86 milyon kişiyi ayrı ayrı çalmış olacaklardır.
Kul hakkından kurtuluşun tek yolu;
Hakkını yediklerin,
Parasını, malını çaldıkların,
Malına zarar verdiklerin ile yüz yüze gelerek ayrı ayrı helâlleşmektir.
Dünyada helâlleşmez de bu iş ahirete kalırsa, kul hakkı yiyenlerin yeri CEHENNEMDİR.
Bu Ramazan ayında, devlet parasıyla verilen iftar sofrasına oturanlara benim hakkım zehir zıkkım olsun.
Hiçbir kurum, kuruluş, mülki ve idâri âmirler, diyanet vs. milletin parasıyla iftar veremez. Verirlerse 86 milyonu çalan birer hırsızdırlar, böyle biline!
BAKIN KAÇ TÜRLÜ KUL HAKKI VAR;
1- Mâli
2- Nefsî
3- Irzî
4- Namus
5- Dini.
MÂLİ OLAN KUL HAKKI;
Yetim malı yemek,
Hırsızlık, gasp, yolsuzluk,
İhaleye fesat karıştırmak,
Rüşvet almak, torpil yapmak,
Yalan söyleyerek, halkı kandırarak iktidar olmak,
Aldatarak, yalan söyleyerek mal satmak veya almak,
Sahte para vermek, başkasının malına zarar vermek,
Yalancı şahitlik, adâletsizlik, suçluyu kayırıp, mazlumu ezmek,
Kul haklarının en korkunç olanı ise hazineye el uzatmaktır. Çünkü o hazine 86 milyon kişinin ortak malıdır.
Biliyorum ki burada yazdıklarıma siyâseten, cehâleten ve de mânevi yetersizliklerinden dolayı karşı çıkarak basit sıradan yorumlar yazanlar çıkacaktır ki bunların çok büyük bir oranı AKP taraftarından olacaktır. Tecrüben sabittir.
18 Şubat 2026
ORHAN KILIÇOĞLU
