Zafer Partisi genel başkanı Ümit Özdağ böyle diyor:

/// ''Ortadoğu coğrafyasında yaşanan savaşın Türkiye'ye sıçrama ihtimali her daim bir tehdittir. Bu tehdidin ortadan kaldırılmasının ilk ve en kritik yolu Parlamenter Sisteme dönmektir.
Bunun yanı sıra;
- Sığınmacı ve kaçakların derhal geldikleri ülkeye gönderilmesi,
- Kuvvet Komutanlıklarımızın Genelkurmay Başkanlığı'na bağlanması,
- Jandarma'nın askeri olarak tekrar Türk Silahlı Kuvvetleri'nin bir parçası olması,
- Askeri Yargı'nın tekrar tesis edilmesi,
- GATA (Gülhane Askeri Tıp Akademisi) ve askeri hastanelerin tekrar açılması,
- Kuleli'nin, Deniz ve Hava Liseleri'nin tekrar açılması,
Türk Silahlı Kuvvetleri'nin kadro yapısının hızla güçlendirilmesi
kaçınılmaz bir zorunluluktur.'' ///
Ümit Özdağ iyi diyor, doğru diyor da, partisinden, particilikten bir türlü vazgeçemiyor. Her paylaştığı sözlerin altına, (diğer partilerin yaptığı gibi) partisinin adını ekliyor.
Bu gönderisinde dediklerini yapabilmek için, ne Zafer Partisi'nin, (TBMM'de olmasına rağmen) ne İyi Parti'nin, ne de Yusuf Halaçoğlu'nun Kutlu Partisi'nin gücü yeter. Tek başına hiçbir parti birşey yapamaz.
Ana muhalefet partisinin yolu ise iktidar partisi ile aynıdır. Bu saatten sonra CHP'nin içinde ihtilal de yapılamaz. Malum sistemin yedeğine aldığı bu partiden hayır gelmez. Ama, CHP'nin iç durumunu görerek, vatanın geleceğinden kaygı duyan Türk Milliyetçileri (Mansur Yavaş gibi), diğer Türk Milliyetçisi partilerle birlikte, birliği sağlayacak geniş bir çatı altında toplanabilirler.
Bu kaçıncı yazışımız, kaçıncı ikazımız, sayısını unuttuk..
YORUM EKLE