Ülkücülerin onu sevip sevmediği umurunda olmadı. Çünkü ülkücüleri özellikle de hikayesi olan ülkücüleri hiç sevmedi.
Koltuğuna oturduğu ''Başbuğ Türkeş'' ifadesinin altında ezildiğini düşünerek, biraz da ince hesapları için ''Türkeş Bey'' dedirtmek işine geldi.
Bir tescilli Marksist, köşe yazarı bir sosyalist, kendini entellektüel sanan bir cahil lümpen beğenip takdir ettiğini söylesin yeter ki bayılır zevkten dört köşe olurdu.
O yüzden Nagehan gibi, M. Metiner gibi yalakalarla ve benzerleriyle dost oldu.
Sonra bunların hiç birisi kesmedi...
Yıllarca sövdüğü, hakaret ettiği Akp'lilerin övgüsünü kazanmayı da başardı! Bunun için teslim olmak, söylediklerini yalamak yeterli oldu. Tatmin olmadı.
Ne yaptı etti katil Apo ve piçlerinin kendisine övgüler dizmesini sağladı!
Derdi barış falan değil.
Milliyetçi-Ülkücü Hareketi itibarsızlaştırarak kendisine bağlıları ''Devletçi'' yapmak.
Türk Milletinin hiç bir kutsalı kendisinden daha önemli ve değerli değilmiş.
Yusuf Özkan,
6 Temmuz 2025
Güncelleme Tarihi: 05 Eylül 2025, 22:49