Balgat Beyleri belki bu yazıyı okurlar da utanıp sıkılır, tövbekâr olup, 55.600 Türk insanının ölüm emrini veren ermeni Artin Agopyan'ın koruyup koklayıcı meleği olmaktan vazgeçerler.
Feti Yıldız'ı dinleyince;
Kendi kendime ''MHP, Öcalan'ı koruyup, kollama, yaşatma ve cilâlama derneği mi?'' diye sormadan edemedim.
Bir taraftan ermeni Apo'nun TBMM temsilcisi, diğer taraftan ise ülkücü davanın siyâsi organizasyonu olduklarını ve bu davayı temsil ettiklerini iddia ile ahkâm kesenlere ülkücü davadan bihaber olduklarını hatırlatmak isterim ve kendilerine derim ki;
''Sizler, tertemiz gencecik Türk evlâtlarının şehadetleri ve tekbirleri üstünde yükselen bu davanın sırtında yük, beyinlerde sülük, ciğerlerde biriken ifrazat, gönüllerde târifi imkânsız bir sızısınız''
İyi dinleyin!
Allah'ın Türk milletini sevdiğinin birinci delili;
Allah, sevdiği milletlere büyük görevler verir ki buna en büyük delil; Türklerin ilâhi adâleti yeryüzünde hâkim kılarak mazlumu zâlimin zulmünden korumak ve İslâm’ı cihan dini haline getirmek gibi bir görevle vazifeli kılınmasıdır.
Allah’ın Türk milletini sevdiğinin ikinci büyük delili ise ülkücü câmianın mevcudiyetidir. Ülkücüler, Allah'ın Türk milletine olan bahşıdır.
Hiç kimse, ülkücü olduğunu iddia edip sonra da 55.600 insanımızın katiliyle yol arkadaşlığı yaparak Türk milliyetçiliğinin ve ülkücü davanın şanına ve asâletine gölge düşüremez, şayet zerre kadar iman kırıntısına sahipse!
Ülkücüler, Türk milletinin varlık sebebi olup,
İstiklâl ve istikbâlinin yegâne garantisidirler.
Hedefleri, Türk Devletini ve Türk milletini parçalamak olan karanlık güçlerle birlikte yol yürüyenlerin ülkücülük iddiaları korkunç bir yalandır, büyük bir hiledir, Türk milletine kurulan sinsi bir tuzaktır.
KULAK VER, DİNLE VE UTAN BALGAT!
Fikir, sevda ve kavga.
Beyinlerde mevcut olan herhangi bir fikir gönle inerek milli şuur ve iman ile mayalanıp sevdalaşmamış ise; o fikir beyne yükten başka bir şey değildir!
Beyinden gönle inerek sevdalaşan ve kavgası verilen fikirler daha da kıymet bularak topluma mal olurlar ve böylece fikirler ölümsüzleşerek ebedileşirler ki bu fikrin adı ülkücü dünya görüşüdür.
ÜLKÜCÜ DAVANIN SIRRI;
İmanlı gönüllerde milli şuurla işlenerek sevdalaşan Türk milliyetçiliği fikrinin kavgasının verilmesinde yatar...
Bu kavga kutsaldır,
Bu kavga mübarektir,
Bu kavga uğruna can vermek şehadettir,
Bu kavga, topyekûn bir milletin ırzının ve istiklâlinin kavgasıdır.
Bu kavga, bu topraklarda 1000 yıl sonra dünyaya gelecek olan kız çocuklarının bekâretlerinin selâmet kavgasıdır.
Bu kavga, namusunu düşünen, gelecek nesillerin iffeti ve hürriyeti adına endişe duyanların kavgasıdır.
Bu kavganın adı ülkücü mücâdele, adresi Ülkü Ocaklarıdır. (Lâkin ocakları da bitirdiler)
Hür- Bağımsız- Şerefli- Haysiyetli- İffetli ve İnsan onuruna yakışır bir hayat için her insanın mutlaka Ülkücü Dünya Görüşünü benimsemesi ve Ülkücü kavgada yerini alması şarttır. (Bunların kavgası ise, Öcalan'ı kurtarma ve parlatma kavgasına döndü)
TEK KURTULUŞ;
86 milyon insanımızın ülkücü davaya katılmasıyla mümkündür. (Bunlar ise insanları kaçırmanın gayret içindeler)
Ülkücü kadrolar, bu vatanın ve bu milletin selâmeti için Türk ordusu kadar hayati olup, bugünkü haliyle TBMM'den, Diyanet İşleri Başkanlığı ve onun yurt çapına yayılmış İl- İlçe Müftülüklerinden, imam kadrolarından çok çok daha önemlidirler. (Ne yazık ki bu önemi de yok edebilmenin peşindeler)
5 Şubat 2026
ORHAN KILIÇOĞLU
