KİMSENİN BUNDAN ŞÜPHESİ OLMASIN!
Önce şunu bilelim ki;
Türk'ün binlerce yıllık Ata yurdunda, Türk'ün himayesi altında soyu bugünlere kadar gelen haysiyet ve şeref yoksunu üç beş çapulcunun, İmralı cânisini de yanlarına alarak Türk'e horozlanmaları ecellerinin geldiğinin ayak sesleridir.
Siyâsilerin samimi olmayışlarının yanında, Türk milletiyle olan gen ve soy uyuşmazlıkları, acziyetleri, koltuk hırsları, kısır çekişmeleri, efendilerine olan itaatleri ve de her sahada yetersiz oluşları yüzünden; Tarihinin en bunalımlı günlerinden birini yaşayan Türk milletine kefen biçmek için pusuda bekleyen çakallar her zaman olduğu gibi yine hüsran yaşayacaklardır ki bundan hiçbir Türk'ün en küçük bir şüphesi olmasın.
Yeter ki vatansever Türk evlâtları, milliyetçi olduklarını iddia ettikleri halde, nefis atlarından inerek bir türlü bir araya gelemeyen Musavat Dervişoğlu, Ümit Özdağ, Yusuf Halaçoğlu ve diğerlerinin gırtlaklarına yapışarak onları sadece 30- 40 saniye nefessiz bıraksınlar ve bu arada da yakalarından birkaç düğme kopartarak yüzlerine fırlatsınlar!
TÜRK’E KARŞI İHANET ORTAKLIĞI
VE SINIR TANIMAYAN ALÇAKLIKLAR
Anadolu coğrafyasında Türk'ün insaniyet ve merhametiyle soyları bu günlere kadar ulaşıp ta, kendileri bir yerlere geldikten sonra Türk'e karşı vefalı olmak yerine Türk'e düşmanlık yapmak imansızlığın, alçaklığın ve de nankörlüğün en büyük göstergesidir. Bu tipler, VELED-İ ZİNADAN da aşağılıktırlar.
Türk milleti, Cenab-ı Allah tarafından, adâletle hükmedip dünyaya nizam vererek insanlığın huzur ve güvenini sağlamakla görevli kılınmıştır ki bu görev onda olduğu müddetçe ebediyen var olacaktır.
Benim asil ve soylu milletimin bu imanı ve kudreti karşısında gafiller gördükleri seraplarda boğulmaya mahkûmdurlar. Bundan en küçük bir şüpheniz olmasın.
Türk'ün ufak bir titremesi, dünyada deprem yaratacak kadar etkili, bütün çanları tıkayacaktır kadar da güçlüdür..
Allah'ın, dinine muhtar, mazlumlara hami ve arka kıldığı Türk milleti, kalbindeki İslâm imanı, kanında mevcut olan yüksek asâlet ve kudretle yeni yeni zaferler kazanacaktır inşallah. Buna inanıyorum ve ümitliyim.
Ümidimizin tükendiği nokta inadımız devreye girerek zafere giden yolda kararlılıkla yürümeye devam edeceğiz.
Kaşgarlı Mahmud, Divânü lügati't-Türk'e şöyle başlar;
''Esirgeyen, koruyan Allah'ın adıyla.
Allah'ın, devlet güneşini Türk burçlarından doğurmuş olduğunu ve Türklerin ülkesi üzerinde göklerin bütün dairelerini döndürmüş olduğunu gördüm. Allah onlara Türk adını verdi. Ve yeryüzüne hâkim kıldı. Cihan imparatorları Türk ırkından çıktı. Dünya milletlerinin yuları Türklerin eline verildi. Türkler Allah tarafından bütün kavimlere üstün kılındı. Hak’tan ayrılmayan Türkler, Allah tarafından hak üzerine kuvvetlendirildi. Türkler ile birlikte olan kavimler aziz oldu. Böyle kavimler, Türkler tarafından her arzularına eriştirildi. Türkler, himayelerine aldıkları milletleri, kötülerin şerrinden korudular. Cihan hâkimi olan Türklere herkes muhtaçtır, onlara derdini dinletmek, bu suretle her türlü arzuya nail olabilmek için Türkçe öğrenmek gerekir…’’
Allah'ın, Türk burçlarından doğurmuş olduğu ‘’Devlet güneşi’’ hiç batmayacak ve Türklerin ülkesi üzerinde döndürdüğü göklerin bütün daireleri kıyamete kadar fasılasız bir şekilde dönecektir.
Her Türk, her Türk'ü kucaklayacak!
Her Türk, Türk milletinin varlığında eriyip yok olarak ''FENA FİL TÜRK'' olacak!
FRANSIZ YAZARLA MARTİN TÜRKLER İÇİN DER Kİ;
‘’Irk ve millet olarak Türkler, bence geniş imparatorluklar içinde yaşayan kavimlerin en asili ve başta gelenidir. Dini, Sosyal ve Örfi fâziletleri, tarafsız ve ancak şerefli kimseler için birer takdir ve hayranlık kaynağıdır. Türk milletinin aleyhinde konuşup, aşağılamaya çalışmak ancak insanlık şerefinden mahrumların işidir ‘’
İşte Fransız yazar Martin'in yıllar önce Türkler hakkında söylediği bu sözü, bugün 55. 600 vatandaşımızın ölüm emrini veren Öcalan'ı devletle muhatap hale getiren, kilim alıp, umut hakkı vererek hediyeleşen, eşit vatandaşlık konferansı tertip eden, hırsız kediler gibi Anayasamızın 42 ve 66, maddelerinin etrafında dolaşarak miyavlayan vatansızlara göre biçilmiş bir kaftandır.
Birilerinin dikkatlerine,
Bundan sonra, Liderine, partisine lâf dokundurdum diye bu tip yazılarımı hazmedemeyip yazdıklarıma karşı gelen Parti Başkan ve Yöneticilerini ikaz ediyorum, kalbinizi kırarım.
Giden vatan, çökertilmek istenen Türk'ün devleti, çiğnenmek istenen Türk'ün namusudur. Bunu bil ve ondan sonra konuş!
TTK ve YÜCELTSİN.
NE MUTLU TÜRK’ÜM DİYENE
10 Şubat 2026
ORHAN KILIÇOĞLU
